Fatih Murat Taşkın

"Attila," dedi, "harp edersen beni de beraber götür!" Attilâ gülümsedi: "Sana bir aşk yadigarı olarak Avrupa kıtasında hangi devleti hediye edeyim? Bu şahane ikram Onorya'yı çıldırttı: "Hangisini istersen..." dedi. Attilâ, gayet sade: "Sana yakında İtalya'yı hediye edeceğim!"
Sayfa 231·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Fatih Murat Taşkın

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.·
33 günde okudu
·
2023 2. kitabı
Dücane Cündioğlu
8.4/10 · 672 okunma
Hayat hep berbattı zaten. Ne olup bittiğinin farkında olanlar için daha da berbattı. Farkında olmayanlara gelince, hayatın berbat olup olmadığının ne önemi var onlar için? Farkında olmak, ızdırab çekmek demek, hayata alışmamak, bir türlü rahat olamamak demek. Farkında olmak, varolmak demek. varoluşu idrak etmek demek. Farkında olmak, dahil olmak, oyuna katılmak demek değil; bilakis farkında olmak, oyunun farkında olmak, katılmaya değmeyecek bir oyunun oynandığını görmek demek. Oyuna katılmak, topluma katılmak demek. Toplumun içinde, toplumla birlikte ve toplum için oynamak demek. Hepsinden topluma oyun oynamak demek.
Sayfa 142·Kitabı okudu
İnsanoğlunun yapıp etmeleri arasında kendisini en şaşırtan davranışların neler olduğu sorulduğunda Platon demiş ki: Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler ve fakat sonra çocukluklarını özlerler. Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler, ama sağlıklarını geri almak için de para öderler. Yarınlarından endişe ederlerken bugünü unuturlar. Sonuçta ne bugünü, ne de yarını yaşarlar. Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarlar, ancak hiç yaşamamış gibi ölürler.
Sayfa 138·Kitabı okudu
Kadim zamanlarda, ders vermek için her yere seyahat eden bir Grek bilgini vardı. Bu tür insanlara sofistler deniyordu. Bir keresinde Küçük Asya'daki bir ders gezisinden Atina'ya dönen bu ünlü Sofist sokakta Sokrates'e rastladı. Sokaklarda avare dolaşmak ve insanlarla konuşmak, sözgelimi bir ayakkabının ne olduğu hakkında bir ayakkabı tamircisiyle konuşmak Sokrates alışkanlığıydı. Sokrates'in 'şeyler'in ne olduğundan başka hiçbir konusu yoktu. "Hâlâ orada mi duruyorsun?" diye sordu Sokrates'in bu çok gezen Sofisti, küçümseyici bir edayla, "ve hâlâ aynı şey hakkında aynı şeyi mi söylüyorsun?" "Evet" diye cevap verdi Sokrates, "öyle yapıyorum. Fakat sen... çok açıkgöz olan sen hiçbir zaman aynı şey hakkında aynı şeyi söylemiyorsun!"
Sayfa 132·Kitabı okudu