İnsan hayatı ve sosyal oluşlar daima düzenden düzensizliğe doğru kayış halindedir. Cemiyetler bu düzensizliğe kayışı önleyebildikleri nispette düzen içerisindedirler. İnsan tabiatı kolay olan şeyleri zor olan şeylere tercih eder. Bir müessese kurmak ve yaşatmak, inanç, bilgi, sabır ve mücadele ister. Bütün bunlara sahip olabilmek ise çok zordur. Halbuki yıkmak çok kolaydır. Hiçbir şey istemez. Sadece canlı yaratıklardan insanları ayıran düşünceyi kaybetmek yeter..
Türkiye bildiğin, bıraktığın gibi... Gerçeği aramak zahmetine katlanmaktansa, yalana inanmanın kolaylığını tercih eden insanlar yine revaçta! Herkes sihirli bir formül peşinde. Bilmeyenlerin mütemadiyen konuştuğu, bilenlerin sustuğu bir diyar..
Ama, bizim diyarımız. Çok seviyoruz onu, sen de çok severdin. Selâmete kavuşturmak için çalışacağız.
Mitomani Yunanca muthos (efsane) ve Latince mania (delilik) kelimelerinin birleştirilmesinden meydana gelmiştir. Tam olarak patolojik yalan, yalan söyleme alışkanlığıdır. Patolojik yalancılığın tanımı ilk kez 1891 yılında Alman doktor Anton Delbrück tarafından "Tamamen orantısız ve fark edilebilir, bir amacı olmayan, kapsamlı ve karmaşık, yıllarca veya ömür boyu sürebilen uydurmalar" şeklinde yapılmıştır.
Yani amaçsızca yalan söylemek değil sadece sorun. Aynı zamanda senin o yalanı fark etmeni de umursamayabilir. Yalanı yakalanır diye çekinmez. Çünkü yakalanınca da suçluluk duymaz. Rahat, pişkin ve hiç umurunda değildir. İşin güzel tarafı yalanlarına inanırlar. O yalanı yaşar. Kimi yalanı sana da yaşatır.