Aidiyet muğlak bir durumdur.Mesela bu pencere.Aynı yerde olsak bile aramızda o cam tabakasının olması, sanki diğer tarafta olup bitenler önemsizmiş gibi hissetmemize neden oluyor.Oysa bu bölmeyi çıkarsak anında aynı tarafta gibi hissederiz.Görmek ve görülmek aynı şeydir.
Ebigava Bey sakin bir şekilde, “Ama bir şeye başladığımda, sonradan işe yarayıp yaramayacağını hiç düşünmüyorum.Sadece kalbim öyle diyorsa bunun denemek için tek başına bir sebep olduğunu düşünüyorum,” dedi.
Kalbine göre hareket etmek.Hiç böyle bir şey hissetmiş miydim acaba?
Ebigava Bey her gün penceresinden insan dalgalarını görebiliyor.İnsanların her gün tekrar tekrar devam eden, yaşamları ve eylemleri.”Bir sürü insan geçiyor,” dedim.
“Evet, tuhaf bir şey.Bizi ayıran tek bir cam parçası olmasına rağmen bir taraftan diğerine bakarken sanki farklı bir dünyayı izliyormuş gibi oluyor insan.Sanki bir akvaryumun içine bakıyormuşuz ve etrafta balıklar yüzüyormuş gibi.O taraftan bakıldığında da personel odası küçük bir akvaryuma benziyor, dedi Ebligava Bey gülerek.Gerçekten de durum böyle olabilirdi.Cansız olan cam, canlıların etkileşimini kolayca engelliyordu.
Şairin ruhuyla ve hayata bakış açısıyla temas kurduğunuzda şiire karşı hissettikleriniz daha da derinleşir.Hatta bir anlamda aynı duyguları paylaşarak o şairle birlikte yaşar, onun hayatına girersiniz.
Demek ki yaşlansanız da, emekli olsanız da, boşanıp bir başına kalsanız da kendinizi sevdiğiniz şeylere adadığınızda mutlu, sağlıklı bir yaşam sürmek mümkündü.