İrade veya tutku gibi kelimelerin ne anlama geldiğini irdelememeye karar vermişti çünkü güvenmesi gerekenin, benliğini yönlendirmek adına sürekli tekrar ettiği bu kelimeler değil, kendi sağduyusu olduğunu düşünüyordu.Artık bir alanı sevmesi, kendini huzurlu hissedip büsbütün olduğu gibi var olabilmesi, kendini dışlamadan kabullenebilmesi , o alanda kendine değer verip sevmesi gibi niteliklere bağlıydı.
Bir okur olarak kitap aldığımda ben de sürecin bir parçası oluyorum.Yayın dünyasını döndüren şey sadece kitap sektöründe çalışan insanlar değil, belki de en önemli faktör okurlar.Kitaplar onları üretenlerin, satanların ve okurların, yani herkesin.Toplumun da böyle bir şey olduğuna inanıyorum.