…karşımızda limbik sistemimizin zaaflarını bilen zararlı bir seçenek varsa prefrontal korteksimizi doğrudan devreye sokmak zorundayız.Böylece dopamin devreleri üzerinde söz sahibi olabiliriz.Buradaki anahtar kalıbımız “ kontrol altında tutmak”. Çünkü limbik devrelerimiz birçok ödül karşısında kontrolden çıkmaya bayılır.
Sonuçta güzel olanı herkes sever ama asıl mesele sıradan gözükendeki güzelliği keşfedebilmek.Her şeyi hızla tükettiğimiz bugünlerde böylesine bir keşif yapabilmek sağlam sabır ve emek ister.Sonuçta sevgi neydi? Emekti.
İlk bakışta çok hoş gözükmese de hayatımızla ilgili kararların çoğunda, duygular ve temel fizyolojik ihtiyaçlarımız, mantığımıza göre çok daha etkili bir rol oynamaktadır.Yani bunu bir sinirbilim cümlesiyle ifade edecek olursak, limbik sistem inanmışsa, korteksin ne söylediği kimin umurunda.
Keşke çok sevdiğimiz her şey bizi o kadar sevseydi.Ama ne yazık ki ortada basit bir denklemden çok daha fazlası var.İşte tam da bu yüzden bir insan bedavaya ya da karşılıksız olan hiçbir şeyin kıymetini bilmez.Bilemez.Buna sevgi de dahil ne yazık ki.