The Last LeafYazarın hikâyenin ilerleyen bölümlerinde ne yaşanacağına dair önden bir imada bulunması ya da bir ipucu vermesi foreshadowing (önceden sezdirme) tekniğidir. Bazen bu ipuçları o kadar incedir ki okuyucu olay gerçekleşene kadar bunu fark edemez. Tıpkı bu öyküdeki başlıca dört foreshadowing örneği gibi:
1- Mr. Behrman’ın bir “masterpiece (şaheser)” yapma takıntısı (Finaldeki ‘yaprak’ resmi aslında onun hayat amacı olan şaheseri olacaktır. Sanatçı, şaheseri tuvalde değil; bir canı kurtarmak için duvarda yaratacaktır.)
2- O. Henry’nin Behrman’ı iki genç sanatçıyı koruyan bir “özel bekçi köpeği” gibi betimlemesi.
3- Gece boyunca süren şiddetli fırtınaya rağmen yaprağın yerinden kıpırdamamasının aslında fiziksel olarak imkânsız olması (Yaprağın doğaya aykırı bu kusursuz duruşu, aslında onun doğaya ait olmadığının (yani insan eliyle yapıldığının) en büyük kanıtıdır.)
4- Sue, Behrman’a Johnsy’nin durumunu anlattığında Behrman çok sinirlenir ve ”bir yaprak yüzünden ölmek aptallıktır” diye bağırır. Bu ‘aptalca’ inancı kırmak için harekete geçeceğini sezeriz.
O. Henry okuru kandırmaz, sadece okurun dikkatini başka yöne çeker.
#EdebiSanatlar #LiteraryDevices #Foreshadowing #ÖncedenSezdirme #EdebiAnaliz
"Gizli Tarih" kanonik olarak, ana kararkter Richard Papen tarafından yazılmış, Hampton'daki gizli geçmişini tasvir ettiği bir otobiyografidir. Eserin orijinal başlığı, Richard'ın aldatıcı doğasına atıfta bulunmak adına, "İllüzyon Tanrısı" olarak kararlaştırılmış, ancak sonrasında değiştirilmiştir. Sanırım bu tür bir isim değişikliği, okuyucuları kitabı açmadan önce Richard'ın güvenilmez bir anlatıcı (unreliable narrator) olduğu gerçeğini ortaya koyduğu için yapılmış. Böylece Tartt, "Yustinianus Sarayı'nın Gizli Tarihi" sisimli kitaba atıfta bulunmak için daha belirsiz bir isim seçmiş, ancak bu tercihin arkasındaki sebep tam olarak bilinmemektedir.
"Gizli Tarih, Yustinianus'u bir iblis olarak tanımlar. Bu bir metafor değildir. Yustinian, metinde gerçek bir iblistir. (Eserde) ilk olarak imparatorun bedensel ihtiyaçlarını birçok kez tamamen görmezden gelebildiği iddia edilmiştir. Procopius, iki gün boyunca yiyeceksiz kalabileceğini ve tipik olarak yalnızca su ve yabani bitkilerle geçinebildiğini iddia etmektedir. Aynı şekilde, Yustinianus uykuyu reddetmiş, geceleri genellikle sadece bir saat dinlenmiş ve zamanı daireler çizerek geçirmiştir. Tahmin edilebileceği üzere, metin, bu uykusuz dönemlerin imparatorluğu mahvetmek adına planlar yapmak olduğunu iddia etmektedir."
(Makalelerin bağlantıları:
penelope.uchicago.edu/Thayer/E/Roman/...thecollector.com/emperor-justini...thecollector.com/beyond-constant...thecollector.com/justinian-proco...)
Anlatıcımız Richard ile yazar Procopius arasındaki paralellikler oldukça açık ve keskin. Bunny ve Yustinian arasındaki bağlantı da fark edilebilir derecede: her iki erkeğin de orijinal fikirlerinden