Değişmek istiyorsan zaman asla geç değildir.
Önemli olan küçük adımlarla yavaş yavaş başlamaktır. 40 yaşına gelene kadar kitap okumamış olabilirsin, zararlı alışkanlıkların pençesinde yaşıyor olabilirsin, sana zarar veren bir insanla
yıllar geçirmiş olabilirsin, seni tüketen bir işe uzun zamandır katlanıyor olabilirsin, hiç önemli değil. Eğer değişmek ve değiştirmek istiyorsan, birkaç saat ömrün de kalmış olsa bence her şeyi olmasa da bir şeyi değiştirebilirsin.
**“Bir ilişkide birini sürekli kıskanmak, suçlamak ya da olumsuz etiketlemek zamanla o kişiyi gerçekten buna dönüştürür. Başta kendini anlatmaya çalışır, çabalar… ama ne yaparsa yapsın inandırmadığını fark ettiğinde vazgeçer. Sonunda suçlayan haklı olduğunu sanır.
Oysa soru şudur: Kişi başından beri böyle miydi, yoksa sürekli haksız yere suçlandığı için mi buna dönüştü?
Aynı şey insanın kendi iç sesi için de geçerli. ‘Sevilmiyorum, terk edileceğim, yalnız kalacağım’ diye tekrar ettikçe, korktuğun şey gerçekleşir. Çünkü bu düşünceler seni kendin olmaktan uzaklaştırır.
Bu yüzden önce o sesi fark etmek gerekir: Gerçekleri mi söylüyor, yoksa söylediğini gerçeğe mi dönüştürüyor?
Çözüm, olumluyu hayal etmek ve kendine iyiyi telkin etmektir. İlişkide sevildiğini, hayatta her şeyin yoluna girdiğini hayal ettiğinde, bunun gerçekleşme ihtimali artar.
Kendinde ve başkalarında iyiyi görüp ona göre davrandığında, sonuçlar beklediğinden daha şaşırtıcı olur.”**
“Ne yani hakkımızı da aramayalım?” Elbette ki hakkımızı arayacağız, ama her daim bir hak savaşçısı halinde yaşadığın zaman, kazananı olmayan bu savaşların
seni çok yorduğunu, her daim tetikte olmak zorunda olduğunu hissedeceksin. Savaşların mücadeleden en önemli farkı, savaşların genelde kazananı olmamasıdır.
Verdiğin emek,sana her zaman pahalıya patlar. Sen devamlı uğraşırsın, ama insanlar yine yapacağını yapar.Hakkımızı ararken her şeyin en adil haline ulaşma çabası hem çok yorucudur, hem de maalesef gerçekçi değildir.
Mücadele ile savaş arasındaki bir diğer önemli ayrım, mücadeleyi kendi gelişimin için, savaşı ise kendini diğer insanlara kanıtlamak için yapıyor olman.
Unutma, kendini kimseye kanıtlamak zorunda değilsin, bırak insanlar ne düşünürlerse düşünsünler. Gerçekten sana önem verenler, senin nasıl birisi olduğunu zaten anlayacaktır.