Çevremdeki insanların hep aynı kalacağını düşünmek gibi çocukça bir huyum olduğunu biliyorum. Kungfu'da bir söz vardır; bir el doğruyu söylerken, diğeri yalan söyler. Ben Kungfu'daki üçüncü eldim işte. Kendi masalının dengini kurmaya çalışırken, o masalda herkesi yerli yerine, güzel bir hikâyeye oturtmaya uğraşan bir masalcıyım.
Aşk, insana rutubetin duvara işlemesi gibi işler. Önce fark etmezsin, sonra duvardaki rutubet lekeleri yavaş yavaş görünür olur. Evin duvarlarını boyarsın bir gün. Ama boya sadece rutubetin üstünü örter, onu ortadan kaldırmaz.
Her yanım masaları toplanmış çocuk parkına benziyor. Sanki az önce müthiş bir coşku varmış da, o coşkudan geriye işte bu toplanmış masalar ve sandalyeler kalmış gibi.