"-Eskiden, ölünebilen dönemlerde, birkaç kez ölmekte olan insan görmüştüm ama onların ölümünün bir gün benim de elinden öleceğim ölüm olduğunu düşünmemiştim.
-Çünkü hepinizin ayrı bir ölümü var, onu doğduğunuz andan itibaren gizli bir yerinizde taşıyorsunuz, o sana aittir ve sen de ona aitsindir.
-Herkesin ölümü kendine."
"Yorum: Tarih önemli. Belki de bugün, bu yıl tarihin gelmiş geçmiş en önemli günü ya da yılı. Örneğin kaç Fransız biliyordu 1789 rakamının tarih kitaplarında yer alacağını, giyotinle uçururken kafaları? "
Çoğu insanın farkında dahi olmadığı özel bir dönüm
noktasıydı on bininci gün. Bu önemli gün, yirmi yedinci yaşın yaklaşık beş ay sonrasına denk geliyordu. Gençlik denen evre tam o gün bitiyordu. On bin gün sürüyordu insanın mayalanması. İster yüz sene yaşa ister elli; hayatın zirve noktasıydı. Sonrasında daha sıkıcı, daha monoton birine dönüşüyordu insan. Beyni şekil değiştiriyordu. Daha az keşfediyor, daha az öğreniyor, daha az gülüyor, daha çok rol yapıyordu. Kendisi gibi olamıyordu artık, çeşit çeşit maskeler takıyordu. Evde, işyerinde, sokakta, yalnız olmadığı her ortamda...