İyi öğretmen yetiştirmek için, Fransa'da bugün de takip edilen yöntemi yerleştirmek lazım. Fransızlar felsefe, tarih, matematikte hususi imtihan açar. Lise profesörü diye bir unvan vardır, nitekim orada efsane lise profesörleri yetişmiştir.
Öğretmen dediğin ciddi, işini seven, öğreten insan olacak. Bunun sağı solu olmaz. Çocuklar böyle şekillenir. Çocukları şekillendirecek o öğretmeni çok iyi yetiştirmek gerekir.
Bugün özel okul da kursan, kamu okulu da kursan, öğretmen olarak kimi çalıştıracaksın; kimi bulacaksın? Buldun diyelim, mevcut eğitim sisteminden ne çıkaracaksın? Buradan bir şey çıkarmak çok güç; A'dan Z'ye tutarsızlık var.
Eğitim, kitlenin taleplerinin dinleneceği yer değildir; kasaba türü siyasetin, nabza göre şerbetin yeri değildir. Çünkü eğitim, dünyanın en önemli meselesidir. Yani insanın bir nevi yeniden üretimidir. İşte bütün bu sistem içinde ilk bakılması gereken yer de öğretmendir.
Türkiye Cumhuriyeti senelerden biri eski toplumların ilahlara insan kurban etmesi gibi, hekimlerini mühendislerini yetiştirip yetiştirip dışarılara yolluyor. Yolluyor da ne oluyor? Nerede büyük hukuk profesörleri? Anlamamız lazım. Kültüre, köklü bir kültüre yatırım yapmamız gerektiğini idrak etmeliyiz.