On beş yaşına kadar grameri ve lisanı öğrenmen lazım. Çünkü on beş yaşından sonra hiçbir şey hakkınca öğrenilmez. 15'inden sonra bir lisanı çok iyi derecede öğrenemezsin.
Dağda yaşayan çobanlar, muhtemelen gökbilimine şehirdekilerden daha çok hakimdir; otların arasındaki rabıtayı da daha iyi kuruyorlardır. Bizim eğitimimiz birçok çocuğumuza bunları dahi veremiyor.
Bazı çocuklar öyle bir Türkçe konuşuyorlar ki, anlamak mümkün değil. Telefonda bir şeyler söylüyorlar, katiyen anlamıyorum. Televizyonda gördükleri şarkıcılardan, sunuculardan öğreniyorlar. Vazgeçsinler, böyle bir Türkçe olamaz. Maalesef üzülerek söyleyeceğim ki üniversitelerdeki en bozuk şive ve aksan dönemini yaşıyoruz.
Evvela hayatın diplomadan ibaret olmadığını bilsinler. Diploma, insanlara bizim zamanımızdaki gibi imkânlar vermiyor. Hatta hiçbir şey vermiyor! Okuyacağız diye rastgele yerlere gidip ne kendi hayatlarını ne de ailelerinin cebini mahvetmesinler.
ABD'de herhangi bir üniversitede okuyan kendini elit zannediyor. Türkiye'de üst sınıfın çocuklarını Levent'ten Aksaray'a bırakırsan simit bile alamazlar. Halbuki elit okulun çocuğu aslında gözü açık olur, dünyaya intibak eder. Bizde elit çocuk diye yetiştirilenlerin neyin eliti olduğunu anlamak zor.