Bu nasıl oluyor? Dünyanın bütün kanunları ve cennetin bütün polis güçleri nerede? Otuz sekiz yaşındasın ve bu yaşta olması gerekenden çok daha yorgunsun. Daha doğrusu: Yorgun değilsin, tedirginsin, tehlikelerle dolu bu dünyada tek bir adım atmaya çekiniyorsun ki işte bu nedenle iki ayağını birden aynı anda yere basamıyorsun. Yorgun değilsin, Aslında bu büyük tedirginliğin arkasından gelecek ağır tükenmişlikten ve Karlsplatz'daki akıl hastanesinin bahçesinde, sadece gözlerini bir noktaya dikerek oturmaktan korkuyorsun.
Kelimenin söylenebilmesi için çenenin üç kez çatırdaması gerekiyor; ilk hecede cevizi yakalamak için nafile bir hamle yapılıyor, ikinci hecede ağız kocaman açılıyor ve ceviz ancak ağzın içine sığıyor, en sonunda üçüncü hecede ceviz kırılabiliyor ama dişlerin durumunu tahmin edebiliyor musunuz? Özellikle son hamlede dudaklar karşısındaki insanın savunma yapmasını engelleyecek şekilde öyle bir kapanıyor ki benim şu an yaptığım gibi boş konuşanlar için aslında bu kapanış bazen çok iyi oluyor. Hemen akabinde boş konuşan kişi özür dilercesine şöyle der: "İnsanlar birazcık mutlu oldukları anlarda boş konuşabilirler."