sinem

Dinler, Fiona'nınki de dahil ahlaki sistemler, çok uzak mesafeden görülen sıkışık bir dağ sırasındaki zirveler gibiydi, biri diğerinden gözle görünür biçimde daha yüksek, daha önemli veya daha doğru değildi. Yargılanacak ne vardı?
Sayfa 82·Kitabı okudu
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Genel bir acımanın nesnesi olmak da toplumsal ölümün bir şekliydi.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Edebiyat
Notalar belirgin bir insani anlamı zorluyor, ama hiçbir anlam taşımıyorlardı.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Edebiyat
Bedensiz olmayı, fiziksel kısıtlamalardan kurtulmuş olarak süzülmeyi isterdi en çok.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Edebiyat
Moleküler bir olay patlayan bir evren misali genişleyerek insanlığın acıları ölçeğine ulaşmıştı. Ortada bir acımasızlık, bir intikam, işlerine akıl sır ermeyen bir hayalet yoktu. Yanlış yazılan bir gen, çarpılmış bir enzim formülü, kopan bir kimyasal bağdı sadece. Anlamsız olduğu kadar önemsiz bir doğal israf süreci. Aynı ölçüde tesadüfi, aynı ölçüde anlamsız olan sağlıklı, mükemmel teşekkül etmiş hayatı vurgulamaktan başka işe yaramıyordu. Dünyaya düzgün biçimlenmiş uzuvlarının hepsi yerli yerinde gelmek, acımasız değil sevgi dolu bir anne babanın evladı olmak, coğrafi ya da toplumsal tesadüfler sayesinde savaştan ya da yoksulluktan kurtulmuş olmak tamamen şansa bağlıydı. Dolayısıyla rahat rahat erdemli olabilmek de.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Edebiyat