Adalet olmazsa şiddet ve baskı hüküm sürer.
Adalet olmazsa zayıflar ezilir.
Adalet olmazsa düzen, huzur kalmaz.
Adalet olmazsa güvenli bir yaşam alanı oluşturulamaz.
Adalet olmazsa bir ülkenin ekonomisi de, eğitimi de, ticareti de, siyaseti de yozlaşır, çürür, dağılır.
Demokrasi, özgürlük, insan hakları gibi evrensel değerlerden uzaklaşan liderlerin gelişmiş dünya ile bağları kopuyordu. Bu kopuş, yönetimi otoriterliğe, yöneticiyi ise diktatörlüğe götürüyordu.
Din insana ahlak vermezmiş. Ahlak başka, din başkaymış. Hatta dini, inancı ahlak zannedenlerde tam tersi bir durum ortaya çıkıyormuş. Amin Maalouf "Bir dinleri olduğu için ahlaka ihtiyaç duymuyorlar" derken haklıymış.
İnancına, mezhebine, yaşam tarzına göre insanlarla ilişki kurma anlayışı, ister istemez toplumda "bizden" "onlardan" ayrımının oluşmasına sebep oluyordu.