Feyza

Bir sözlük dünyaya bir romandan daha çok benziyordu; çünkü dünya tutarlı bir olay dizisi değil, algılanan darmadağın şeylerin yığınıydı.
Sayfa 26
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Baban başkalarına sert davranırdı, annense başkalarının acılarını paylaşırdı. Günün birinde sana kalan o sertliği kendine yöneltin. Baban gibi çektiren de annen gibi çeken de sen oldun.
Sayfa 22
Pek bilmediğimiz yabancı bir dilde rock dinlemenin daha iyi olduğunu söylerdin. İnsan yarım yamalak anladığında sözler nasıl da güzelleşiyorlarmış.
Sayfa 19
Sanatta eksilmek kusursuzlaştırmaktır.
Sayfa 16
Yalnızca yaşayanlar tutarsız görünür. Ölümden sonra, boyun eğip o olaylara bir anlam yüklemeye çalışırız. Anlam yüklemeyi reddetmek , bir yaşamın, dolayısıyla yaşamın kendisinin saçma olduğunu kabullenmek demektir.
Sayfa 15