“Bir ustayım ben. Bir duvarı hatasız ören, bir ağacı nakış nakış işleyen, bir makineye hükmeden. Çünkü aşığım sana…
Bir öğrenciyim ben. Sürekli çalışıyorum dersimi. Ev ödevlerini aksatmıyorum. Başarıyı yakalamak için uğraşıyorum. Çünkü aşığım sana…
Bir çocuğum ben. Oyunlarla büyüyen, canı acıdı mı ağlayan, keyiflendikçe gülen. Zayıfım çoğu zaman belki de aciz… Çünkü aşığım sana.
Bir suçluyum ben. Hep yakalanma tedirginliği içimde. Bir kaçışın koynunda savrulup duruyorum nereye gittiğimi bilmeden. Çünkü aşığım sana…
Bir yolcuyum ben. Menzili olmayan yollarda arayış içindeyim. Nereye gidersen peşindeyim. Kilometreler yoldaşım. Çünkü aşığım sana…
Bir hastayım ben. İyileşmek hiç gelmiyor içimden. Seni ilaç belledim; ama, bitmesin diye öyle azar azar alıyorum ki, kalkamıyorum ayağa… Çünkü aşığım sana…
Bir ateşim ben. Alev alev sarıyorum etrafımı. Sen canlandırıyorsun beni. Tonlarca su dökseler üzerime bir küçücük korum bile sönmez. Çünkü aşığım sana…
 Bir bestecim ben. En güzel senfonileri besteliyorum. Aşkın notalarından ezgiler yoğuruyorum. Sensin şarkılarımın kaynağı. Çünkü aşığım sana…
Bir fidanım ben. Sen suladıkça yeşeriyorum. Su vermeye gelmesen solacağım biliyorum. Ama gelirsin, soldurmazsın beni. Çünkü aşığım sana…
Bir pencereyim ben. Açtıkça kanatlarımı senin ışığın giriyor evimden içeri. Gözlerimi kamaştırıyorsun; ama, ben bundan hiç yakınmıyorum. Çünkü aşığım sana…
Bir kapıyım ben. Ama hüzün ve acıya geçit yok bu kapıdan. Zaten hiç yakışmaz ki sana bunlar. Sadece senin geçmene izin var. Seninle birlikte aşka da… Çünkü aşığım sana…
Bir ülkeyim ben. Bağımsızlığımı seninle kazandım. Topraklarımda aşk hüküm sürüyor, sen dolaşıyorsun. Bayrağım seninle dalgalanıyor. Çünkü aşığım sana…
Bir bahçeyim ben… Uzun yollar sonra girilen bir bahçe. Herkesin konukluğu
“İnsanlar gördüm. Kendilerine yabancı, kendilerine garip…
Hiç bitmeyecek bir yolun yolcusu gibiydiler. Ne mola verecekleri bir istasyon ne de varabilecekleri bir yer vardı.
Ruhlarındaki kabullenmişlik yüzlerine yansımıştı. Birbirinin aynısı olan bu insanların arasında yabancıydım ben.”
“Seni var bilmek, seni yaşamak, seni yüreğimin yarısı saymak içimde tarifi olmayan bir yaşam sevinci yaratıyor.
Hayatın bütün olumsuzluklarına karşı inanılmaz bir direnme gücü veriyor. “
“Sahi hangi baharın ürünüydün sen?
Hangi topraklarda tohumdun?
Hangi güneş büyüttü seni?
Hangi suları içtin kana kana?
Ne çok soru geliyor aklıma sana dair… Ne çok yanıtsız soru…
Yanıtlanmasını da beklemiyorum. Bu sorular sana hayranlığımı daha da arttırıyor benim.”