Tanrım, ben varoluşun diğer tarafındaydım; kendi hiçliğimde sonsuz huzurun tadını çıkarıyordum, hayat denen garip gösteriye katılmak için bulunduğum yerden zorla sürüldüm.
Boşluğun kalbimde
Uzaklardan baktım, ufukta bembeyaz bir ışık vardı. Deniz dalgalarının üstünde sanki beni çağırıyordu. Ama yok oldu, ışığım söndü. Onu yıllarca bekledim; sanki kalbimi söküp almışlardı, orada yalnızca bir boşluk kaldı. Yıllar, aylar geçti; her geçen gün büyüdü, ama ışığım hâlâ parlamıyordu. Denizime gittim, hâlâ oradaydı, fakat parlamıyordu. Boşluğum giderek arttı. Bir anda dünya durdu; sanki denize kapılmıştım. Bir daha gelmeyeceğini hissettim. Giderek parçalandı vücudum ve yıldızımın yanına gittim.