Alper

“Çocuk söz konusu olduğunda hepimiz sağlıklı olsunlar da deriz ama istediğimiz bu değildir. Onların bizim gibi, hatta bizden de iyi olmalarını isteriz. Bu bakımdan hayal gücü hiç çalışmıyor biz insanların. Daha kötü çıkabilecekleri ihtimaline hazırlıklı değiliz. Ama bu kadarını istemek de fazla belki. Evrimin bekası bakımından bir önlem bile olabilir: Uğrayabileceğimiz felaketleri bütün girdisiyle çıktısıyla bilecek olsak, kimse çocuk yapmazdı.”
Sayfa 402·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
“Başarı konusunda gafil avlandığı nokta, başarının insanları sıkıcılaştırdığını fark edememesiydi. Başarısızlık da sıkıcılaştırıyordu insanları ama farklı bir şekilde: Başarısız insanlar hayatta tek bir şey için mücadele ediyorlardı, o da başarıydı. Ama başarılı insanlar da sadece başarılarını sürdürmek için mücadele veriyordu. Koşmak ve yerinde saymak arasındaki fark gibiydi bu ve koşmak her halükarda bıktırıcı bir iş olsa da, koşan insan hiç değilse hareket eder, farklı yerlerden geçer, manzaralar görürdü.”
Sayfa 311·Kitabı okudu
Alıntı
“Son zamanlarda karşılıklı bağımlılığın o kadar kötü olup olmadığını tartıyordu. Arkadaşlıklarından zevk alıyordu, kimseye de bir zararı yoktu, dolayısıyla bağımlı olsa kime neydi? Hem bir ilişki içinde olmak, arkadaşlıktan daha hafif bir bağımlılık değildi. Neden bu yirmi yedi yaşında normaldi de, otuz yedi yaşında tuhaflaşıyordu? Neden bir arkadaşlık, ilişki kadar muteber değildi? Daha bile iyi bir şey olmasının önündeki engel neydi? İki insan ömürleri boyunca yan yana durmayı cinsellik, fiziksel çekim, para, çocuk, mal mülk bağları olmadan, sadece karşılıklı olarak istedikleri ve hiçbir kitapta yazmayacak bir birlikteliğe gönül verdikleri için tercih ediyorlardı. Arkadaşlık, karşıdakinin gıdım gıdım acılar çekmesine, uzun uzun sıkılmasına, arada bir başarı kazanmasına tanık olmaktı. Bir insanın en kötü anlarında yanında olma ayrıcalığından şeref duymak ve karşılığında kendi kötü gününde onun yanında olmasını beklemekti.”
Sayfa 265·Kitabı okudu
Alıntı
“Bence arkadaşlığın bütün numarası, senden daha iyi insanlar bulmak; daha akıllı, daha karizmatik değil, daha sevgi dolu, cömert ve bağışlayıcı insanlar bulup onlara sana öğretebileceklerinden ötürü saygı duymak, senin hakkında ne kadar iyi veya kötü şeyler söylerse söylesinler kulak vermek, bir de onlara güvenmek, ki en zoru budur. Ama en güzelidir de.”
Sayfa 248·Kitabı okudu
Alıntı
“Hakkaniyet, uslu çocuklara öğretilen bir kavramdır halbuki; anaokullarının, yaz kamplarının, oyun parklarının, futbol sahalarının amir hükmüdür. Okula gidebildiği, öğrenebildiği, düşünebildiği, konuşabildiği dönemde Jacob, hakkaniyetin ne olduğunu bilir, önemli ve değerli olduğunu anlardı. Hakkaniyet mutlu insanlar içindir, belirsizliklerle değil kesinliklerle çizilmiş hayatları yaşama şansına erişenler için.”
Sayfa 198·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam