Jaguar'ın yeni kitabı İvan Bunin'in farklı dönemlerde yazdığı on hikayeden oluşan bir derleme. Genellikle aşk ve ölüm temasını işleyen hikayeler özellikle üslupları ve çarpıcı sonlarıyla oldukça etkileyici. Yazarın yaptığı tespitler kullandığı şiirsel dille birleşince muazzam hikayeler ortaya çıkmış. Özellikle San Fransiskolu Beyefendi, Güneş Çarpması ve Natali çok hoşuma gitti. Klasik Rus yazarlarının yeri gerçekten ayrı.
2024 yılında yazarın eserlerinin telifi düşecekmiş. Umarım yayınevlerinin de yayınlanmamış eserlerini okura ulaştırması uzun sürmez.
“Ama Bay Irvine artık Büyük Şef değildi: Hala dimdikti, mantık uğruna yaşıyordu, ama seksen dokuz yaşındaydı ve kara gözleri ancak çok yaşlılarda ve çok küçüklerde görülen o tarifsiz griye dönmüştü: İnsanın geldiği ve döndüğü denizin grisi.”
“Bize değil Caleb’e inanmaya karar vermişti çünkü Caleb onun hep düşündüğü, baştan beri kendisine öğretilen şeyi doğruluyordu ve kişinin fikrini değiştirmesindense kendine belletilenlere inanması hep daha kolaydır.”
“Çok nadiren yaptığım bir şeyi yapıp hukukun ne kadar kaypak, ne kadar şartlara bağlı, korumasına en çok ihtiyacı olanlara ne kadar az huzur ve fayda sağlayan bir şey olduğunu düşündüm.”