Bu kurmay subayların çoğu bir gece önce ''Bir emrin var mı albayım?'' diyenlerdi.Ama şimdi devir bir gecede değişmişti. Sonra bu çıkarcıların sıra ile ataşe olarak Avrupa, Amerika ve Tahran a gittiklerini gördüm. Hepside yepyeni otomobillerle dönüyorlardı.Çünkü 22 Şubat ta hemen doksan derece dönüş yapıp düşman kesilmekle efendilerine olan sadakatlarini ortaya koymuşlardır. Bir aşağılık duygusu bu tip subaylarda mevcuttur, bunu üzülerek söylüyorum, ama realite budur.
Kendi haris emelleri için bize şerefsizce leke sürmekten kaçınmayan Başbakan İnönü' nün konuşmasında, aldatılmış oldukları ileri sürülen, bu toprakların gerçek evlatları olan Harbiyeliler, mecburi sömestr tatilinde bulunuyorlardı. Buna rağmen Harp Okulu öğrencileri İstanbul, Ankara ve İzmir'de Atatürk anıtlarına birer çelenk koyarak İnönü' ye cevap verdiler.
Evlatlarımın çelenkleri üzerinde şu kelimeler vardı:
''HARBİYELİ ALDANMAZ''
Fakat 27 Mayıs 1960 günü Türk milletinin yeniden kurtuluş günü oldu. İlk defa haberi Kurmay Yarbay Nihat Orcan'dan duydum, çılgına döndüm. Hemen General'in yanına gidip haleti ruhiyesini tetkik etmeye karar verdim. İmza dosyamı kapıp saat 17.30'da yanına çıktım.Kıpkırmızı, telaşlı bir vaziyette, çok heyecanlıydı.Bana duyup duymadığımı sordu. Ve derhal 180 derecelik dönüş yaparak, ''Bu akşam bizim bayramımız olacak'' dedi.