"Binaenaleyh başlı başına bir Kürt'ün tasavvur etmektense, Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, mucibince, zaten bir nevi muhtarlıklar teşekkül edecektir. O halde hangi liranın ahalisi Kürt ise, onlar kendilerini muhtar olarak idare edeceklerdir. Bundan başka Türkiye'nin halkı mevzubahis olurken, onları da beraber ifade (etmek) lazımdır. İfade olunmadıkları zaman bundan kendi kendilerine ait mesele ihdas etmeleri daimi varittir..."
Gazi Mustafa Kemal
1923'te İzmit'te yaptığı basın toplantısından...
Mezhep, tarikat ve benzerleri oluşumların hemen tamamı iktidarlar için dini kontrol vs dinle toplumu terbiye aracı olarak kullanılmıştır. Bu tür beşeri oluşumlar da din yerine koymaktan veya öyle anlaşılmasına göz yummaktan hiç vazgeçmemişlerdir.