Furkan Ç.

Furkan Ç.
@frknckmk
156 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
Reklam
OKUMADAN GEÇMEYİN!!!
İnsanların, günümüzde saptadığımız gibi, yollarını yitirmesi, XIX. Yüzyıldan beri edindiğimiz berbat alışkanlıktan, birçok ulusun yan yana yaşadığı kümelerin o ulusların her biri ayrı ayrı yaşayabilsin diye parçalanmış olmasından da kaynaklanmış olabilir mi diye merak ediyorum. Hatta zaman zaman, imparatorlukların halkların zindanı olduğunu, halkların kendi evlerinde, kendi sınırları dahilinde, kendi hükümetleriyle yaşamaya başlamak için bu imparatorluklardan kurtulmaları gerektiğini öne süren teorinin modern zamanların en yıkıcı teorisi olduğunu bile düşünüyorum. Bunu söylerken aklımda özellikle I. Dünya Savaşı'ndan sonra parçalanan çok-etnisiteli iki büyük yapı var: Parçalanması on milyonlarca insanın canına mal olan ve en berbat tiranlıkların ortaya çıkışını kolaylaştıran Avusturya-Macaristan İmparatorluğu; bölünmesi, tüm insanlık üzerinde dolaşan terör ve gerileme heyulasına yol açarak günümüzde de süren Osmanlı İmparatorluğu. Bununla birlikte, bu imparatorluklara karşı herhangi bir nostalji duymuyorum. Kesinlikle yeniden inşa edilmeleri gibi bir hayalim yok. Ne Habsburglar, ne çarlar ne de sultanlar için böyle bir düş kuruyorum. Benim üzüldüğüm, imparatorluklar zamanındaki aynı dine, aynı dile, hatta aynı tarihsel güzergâha sahip olmayan halkların aynı siyasal yapı bünyesinde yaşamalarını doğal ve meşru gören bir zihniyet halinin yok olması. Farklı dillere veya dinlere sahip olan halkların birbirlerinden ayrı yaşamalarının daha iyi olacağını savunan fikirle mücadele etmekten hiç vazgeçmeyeceğim. Etnisitenin, dinin veya ırkın ulus inşa etmek için meşru temeller oluşturduğunu asla kabul etmeyeceğim. Kimlik sorunlarına bu barbar yaklaşımı doğal, gerçekçi ve insan tabiatına uygun kabul etmekten vazgeçilmesi için, daha kaç içler acısı iflâs, kaç katliam ve temizlik
1000Kitap
Rekabet, hele siyasi hayatta, çok fena şeydir, insanların gözlerini karartıyor
Sayfa 130 - YKY
Siyaset
9 Temmuz 1962
Hakimlerimiz, Türkiye devletinde memur gibi aldıkları emirlerle hareket ediyorlardı.Hakimler bu vaziyete düştükten sonra adaletten bahis edilemez.
Sayfa 130 - YKY
1000Kitap
Kemalizm
Ferdi ve toplumu düşünme ve yaşama seviyesinde, kendi bünyesine uygun olarak içinde bulunduğu ve geleceğin şartlarına göre, müstakar, demokratik, devrimci ve cumhuriyetçi bir devlet nizamı içinde yükseltmek ve korumak
Sayfa 122 - YKY
1000Kitap
Reklam