Gölge, ruhumuzun öteki yüzü, bilinçli zihnin karanlık kardeşidir. Kabil,Caliban, Frankenstein’ın canavarı, By Hyde. Dantel cehennemde gezdiren Vergilius, Gılgamış’ın dostu Enkidu, Frodo’ nun düşmanı Gollum. Ruhunuzun ikizini taşıyan hayalet. Mowgli’nin Boz Kardeşi; kurt adam; kurt, ayı, binlerce halk masalındaki kaplan; yılan Lucifer. Gölge bilinçli ve bilinçsiz zihnin arasındaki eşik de bekler ve rüyalarımızda ona kardeş, dost, hayvan, canavar düşman, rehber olarak rastlarız.
”Yine de acımız çok büyük ve kaybımız telafi edilemez,’dedi Frodo.’Gandalf bizim rehberimizdi, bizi Moria’dan geçirdi ve kaçmamız için ümit kalmamış gibi görünürken bizi kurtardı, kendi düştü.”
”Tepemin eteğinde Frodo Aragorn’u buldu; bir ağaç kadar kıpırtısız ve sessiz duruyordu, fakat elinde minik altın rengi birelenorçiçeği, gözlerinde de bir ışık vardı. Güzel bir anıya dalıp gitmişti: Frodo baktı ve onun vaktiyle burada yaşanmış başka bir zamanı görmekte olduğunu anladı. Çünkü Aragorn’un yüzünden o çetin yıllar silinmişti; sanki üzerinde ak giysiler vardı ve uzun boylu, zarif, genç bir hükümdara beziyordu; Frodo’nun göremediği birine elf dilinde sözler söylemekteydi.Arwen vanimelda, namarië!dedi, sonra derin bir nefes aldı, daldığı düşüncelerden sıyrılıp Frodo’ya baktı ve gülümsedi.”
”Diğerleri kendilerini mis kokulu çimlerin üzerine attı ama Frodo bir süre daha hayretler içerisinde ayakta kaldı. Sanki yitip gitmiş bir dünyaya açılan büyük bir pencereden geçmiş gibiydi. Lisanında, çevresini saran ışığı adlandıracak bir kelime bile bulamıyordu. Gördüğü her şey biçimliydi;fakat biçimler hem adeta gözleri açıldığı anda tasavvur edilip çizilivermiş gibi taptaze, hem de ezelden beri dayanmış gibi kadimdiler.Bildiği renklerden, altın renginden, beyazdan, maviden, yeşilden başka bir renk görmüyordu, fakat bu renkler sanki Frodo onları o anda idrak etmiş ve onlara yeni ve muhteşem isimler yakıştırmış gibi taze ve keskindi. Kışın burada yazı veya baharı özlemek mümkün değildi.Toprak üzerinde yetişen hiçbir şeyde ne bir kusur, ne hastalık, ne biçimsizlik göze çarpıyordu.Lórienülkesi lekesizdi.”