Denizin dibindeki avuç içi kadar yer suyun baskısına nasıl dayanıyorsa, sen de öyle dayanıyorsun Milena! Hayat rezillik aslında, hep midemi bulandırır; hayatla başa çıkacağımı, insanlara dayanabileceğimi ummazdım bugüne kadar, utanç duyardım bundan ötürü ama sen bir şey öğrettin bana şimdi... Dayanılmayacak gibi olan, hayat değilmiş meğer.
Bu elle tutulamayan, bu korkunç sorumluluk durumunu bütün yönleriyle yüklenen biri olacağım yerde, sözgelişi odandaki, o her zaman seni görebilen mutlu dolap olsam, ne iyi olurdu. Seyrederdim seni; koltukta oturuşunu, mektup yazışını, yatışını ya da uykuya dalışını...