Nina
- Ne kadar olağanüstü bir dünyanız var! Bilseniz nasıl gıpta ediyorum size!
İnsanların yazgıları çok farklı birbirinden. Kimileri güçlükle sürüklerler can sıkıcı, silik varlıklarını. Hepsi birbirine benzer bu zavallıların. Mutsuzdurlar.
Kimilerine ise, sizin gibilere örneğin, kı milyonda birdir bunlar, nasıl da ilginç, aydınlık, anlam dolu bir yaşam düşmüş...
Mutlusunuz siz....
Treplev
- Oyunumun öyle aptalca başarısızlığa uğradığı akşam başladı bu.
Kadınlar başarısızlığı bağışlamaz.
Hepsini yaktım, hepsini, tek bir parça kalmamacasına.
Ne kadar mutsuz olduğumu bilseniz! Bana karşı bu soğukluğunuz öyle korkunç, öyle akıl almaz bir şey ki!
Bir gün kalkıp da bu gölün kuruduğunu ya da toprağın içine süzülüp gittığini görüyormuşum gibi.
Az önce beni anlayabilmek için fazla basit olduğunuzu söylediniz. Ah, bunda anlamayacak ne var? Oyunum beğenilmedi, sanatımdan nefret ediliyor, beni sürüsüne bereket, sıradan, değersiz biri olarak görüyorsunuz...
Dorn
- Yaşamak ciddi bir şeydir, fakat altmışına gelip de tedavi olmaya kalkışmak, gençlikte hayatın tadını çıkaramadım diye yakınmak, bağışlayın ama hafifliktır.
Sorin
(Güler.)
- Sizin için yargılaması kolay. Keyifli bir ömür sürdünüz çünkü. Ya ben? Yirmi sekiz yıl Adalet Bakanlığı'nda çalıştım, ama dünya yüzü görmedim, hayatın tadını çıkaramadım. Böyle bir insanın yaşamak isteyişinde şaşacak bir şey olmasa gerek. Doymuşsunuz siz, dünya umrunuzda değil, bu yüzden felsefeye yatkınsınız, ama ben yaşamak istiyorum.
İşte bu yüzden yemek sonrasın da sert şaraplar içiyor, sigara tüttürüyorum filan. Hepsi bu...
Dorn
- Hayır saçma değil. İçki ve tütün kişiliğini yok ediyor insanın. Bir sigara ya da bir kadeh votkadan sonra artık Pyotr Nikolayeviç değilsiniz; Pyotr Nikolayeviç artı birileri dahasınız.
Kendi "ben"iniz bulanıyor ve artık üçüncü bir kişi gibi algılamaya başlıyorsunuz kendinizi...