Frontal Korteks

Frontal Korteks
@frontalkorteks
Kadıköy
18 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Hayattan gelip geçerken herhangi bir iz bırakmayanların, varlığın bir anlamı olmadığı gerçeğini göremedikleri sürece işleri zordur. Bu duygunun tembeller, dünyevi insanlar, herhangi elle tutulur bir eser bırakmayanlar için kaçınılmaz bir durum olduğu bellidir.
Sayfa 70 - Ediz Yayınları
Reklam
Yalnızca iki büyük kategoriden bahsedebiliriz; istekli, ciddi şekilde harekete geçenler ve zayıf iradeli, harekete bir türlü geçemeyenler. İlk grupta olanlar ortam ve imkanlar ne olursa olsun kısıtlı imkanla bile harikalar yaratır ve genellikle imkanı da istekleriyle oluştururlar. İkinci grupta olanların da kitaplarla dolu kütüphaneleri, malzemeyle dolu laboratuvarları olsun hiçbir şey yapmazlar.
Sayfa 69 - Ediz Yayınları
Modern hayat şartları ruh dünyamızı yok etmeye ve zihnimizi meşgul etmeye gayret eder. İletişimin kolaylaşması, seyahat sıklığı, gezme alışkanlığı düşüncelerimizi dağıtmaya sebep olur. Okumaya zaman bile bulamayız. Çoşkulu ama bir o kadar da boş bir hayat yaşıyoruz.
Sayfa 21 - Ediz Yayınları
Paris’te yaşamanın küçümsenmeyecek tek avantajı şehirdeki güzel sanatlardır. Müzik, resim, heykel, hitabet gibi sanatsal etkinlikler birçok taşra şehrinde eksik olabilir ancak oralarda da zihnî çalışma imkanı açısından sayısız fırsatlar sunulur. Zaten taşralı olmak köyde, kasabada oturmak anlamına gelmez. Paris’te yaşayıp taşralı olabilirsiniz. Manası da yüksek zevklerden uzak olmaktır. Taşralı olmak anlam itibariyle boş dedikodularla ilgilenmek, sadece yemek, içmek, yatmak, para kazanmak gibi şeylerle meşgul olmaktır. Sigara içmekten başka zevki olmayan, iskambil oynayan, kendi akıl seviyesindeki insanlarla oturup kaba saba espriler yaparak gülen kişiyi kast eder. Ancak doğa sevgisi olan, büyük düşünürlerin eserlerini okuyan genç, sırf taşrada bulunmakla bu sıfatların hiçbirini hak etmediğini bilir.
Sayfa 68 - Ediz Yayınları
İrademiz müdahale etmediği müddetçe hayatımızı dürtülerimiz şekillendirir. İnsanların çoğu dışarıdan birileri tarafından yönetilir. Tıpkı Dünya’nın Güneş etrafında dolanırken izlediği yörüngeyi sorgulamadığı gibi modayı, fikirleri sorgulamadan takip ederiz. Çalışanlar, fakir fukara, kadınlar, çocuklar, insanlar, çoğumuz ayakta kalma mücadelesi veriyoruz. Belki biraz karmaşık yapıya sahip mutlak suretle bilinçli, içgüdüleri olan ve de garip isteklere sahip kuklalar gibiyiz. İnsan içindeki idealist duyguları ve asil ruhun izini bırakıp içgüdüleriyle hareket ederse yoldan çıkmaya yüz tutar. Bu sebeple erdemli yaşlıların gençlerden fazla olmaması şaşırtıcı değildir.
Sayfa 30 - Ediz Yayınları
Reklam