O (Selaman-ı Farisi) , surun önüne geldiği zaman İslam’ın emrettiği şekilde onlara üç teklifte bulundu. Müslüman olmaları, kendi dinlerinde kalarak cizye vermeleri, bu ikisini kabul etmedikleri takdirde de savaş!
Bir yeri fethettiği zaman Ömer hassasiyetinde titrer, sorumluluğun altında ezilir ve hemen o halka İslam’ı öğretmek ve anlatmak için seferber olurdu. Onun başlattığı çok güzel bir gelenek vardı. Nereyi fethetse İyad b. Ğanem -aynısını Urfa’da da yapmıştır- orası için askerleri içerisinde İslam’ı en iyi bilen 10 kişi seçer ve orada bırakır, onlara halka İslam’ı anlatma ve öğretme görevi verirdi.
“Ey Müminlerin Emiri! Ben buradaki kardeşlerimin tam aksine düşünüyorum. Sen Kudüs’e gitmelisin. Sen oralara giderek kıyamete kadar gelen Müslümanlara Kudüs’ün ne kadar önemli olduğunu öğretmelisin.”