Fatih

Fatih
Frangar, non flectar
İsmaililerin giysileri, beyaz tunik üzerine takılan kırmızı kuşaktan ibarettir. Bu kıyafet, İsmaililerden etkilenen Templier Şövalyelerine geçmiş, onlarda beyaz kıyafet üzerine ilave edilen kırmızı bir haça dönüşmüştür.
Sayfa 233·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
İnsan, elinden geldiğince Allah'a benzemeye çalışmalıdır. Felsefe, yeryüzündeki seçkin insanları Yüce Yaratıcıya yaklaştıran bir araçtır. Felsefe ile insan, kendi faziletlerinin farkına varır. Felsefenin başı, ilimlere sevgidir; ortası, insanın gücü nispetinde varlıkların hakikatlerini bilmesi; sonu ise ilmin gereği olan amel ve düşünceye sahip olmaktır. Peygamberler, Allah ile yarattıkları arasında elçi; âlimler, peygamberlerin mirasçısı; filozoflar da ilimlerin en faziletlileridir. Filozof, kendinde şu yedi özelliği bulundurmalıdır: 1. Yaptığı işler bilgece olmalıdır. 2. Sanatları yeterli ve yetkin olmalıdır. 3. Sözleri doğru, 4. Ahlakı güzel, 5. Görüşleri isabetli, 6. Amelleri temiz, 7. Bilgileri hakiki olmalıdır.
Sayfa 228·Kitabı okudu
Alıntı
İhvan-ı Safa, Sudur teorisini benimsemiştir. İhvan'a göre evren, Tanrı'dan sudur etmiştir, ama direkt olarak değil. Vasıtalar arasında ruhani bir hiyerarşi vardır. Tanrı'nın yarattığı ilk şey, İlk Akıldır. Bu akıl cevherinden, Külli Nefs (Evrensel ruh) doğmuş, bu evrensel ruhtan da İlk Madde meydana gelmiştir. İlk Madde İkinciyi doğurmuş ve böyle sürerek evren meydana gelmiştir. Bu nedenle, bütün evren yaratıcıya âşıktır ve sürekli onu arar.
Sayfa 226·Kitabı okudu
Alıntı
Sistemi dörtleme üzerine kurulu olan İhvan'a göre, ilk dört sayı, tüm evrenin üzerine kurulu bulunduğu, asli, temel sayılardır. Diğer tüm sayılar, bir, iki, üç ve dört sayılarından türemiştir. Bir, Yüce Allah'tır. İki, ondan ortaya çıkmış olan İlk Akıl, üç ise bir ile ikinin bileşiminden meydana gelen Evrensel Ruh'tur. Dört, yaratılan ilk maddeyi, dolayısıyla Tanrısal Adaleti, Evreni temsil eder. Tabii düzen içerisinde, dörtlü bir derecelendirme vardır; 1. Yaratıcı; 2. Evrensel Akıl, 3. Evrensel Ruh ve 4. İlk Madde.
Sayfa 226·Kitabı okudu
Alıntı
Gizli dernekler haline getirdikleri tarikatlarda bir araya gelen Sufiler, Bağdat'ta da aynı merkezi kurdular. 52 risalelik yazı külliyatında, Pisagorcu ve Yeni Platoncu görüşlerin yanı sıra Saabi dini inançlarının, Aristo mantığının ve Mutezile akımı ile İsmaili düşüncelerin bir harmanının yapıldığı görülmektedir. Pisagor'un sayılar sistemini İslamiyet'e adapte eden İhvan-ı Safa, sır perdesi altında dörtlü bir derece sistemi oluşturdu. Derneğe 15 yaşında alınan müritlere birinci derecede, fiziki madde temizliği öğretilir; 2. derecede, insanlara şefkat gösterilmesi; 3. derecede de tekâmül yöntemleri üzerine dersler verilirdi. Ancak 50 yaşından sonra ulaşılabilen, en âli derece olan Kemal mertebesinde ise müritlerin Hakka ulaştığına inanılırdı. Ihvan'a göre; İbrahim, Yusuf, İsa ve Muhammed gibi peygamberlerin yanı sıra Pisagor, Sokrat ve Platon gibi filozoflar da bu dereceye ulaşmış Kâmil İnsanlardı.
Sayfa 224·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam