Fatih

Fatih
Frangar, non flectar
Bektaşiliğin öncelikli hedefi, temelini sevginin oluşturduğu "Tanrı-Evren-insan" birliğini kavramaktır. insan, bir.sevgi varlığıdır. insan, Tanrısal niteliklerle donatılmıştır. Başarının ilk basamağı, kişinin kendisini tanıması ve sevmesidir. "Kendini seven, Tanrı'yı da sever. .. "
Sayfa 284·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Hacı Bektaş, Tanrı'dan varolan insanları dört grupta toplar. Bunlar, Tanrı'ya ulaşma konusunda farklı yöntemler uygulayan insanlardır. Birinci grupta, gerçeği Tanrı'ya ibadette arayan sofu kişiler vardır ve dünya üzerindeki insanların oldukça önemli bir bölümü bu gruptandır. ikinci grupta, tarikatın yolunu uygulayan, ancak sofuluktan kurtulamayanlar; üçüncü grupta, Tanrı hakkındaki sırları bilme ayrıcalığına sahip dervişler ve nihayet sonuncu grupta da Tanrı ile birleşmiş olanlar yer alır. işte Bektaşilikteki bu dörtlü inanç biçimine, "Dört Kapı-Kırk Makam Öğretisi" denilmektedir. Bir Bektaşi, bu kırk makam ve dört kapıdan geçmeden, Kamil insan olamaz.
Sayfa 284·Kitabı okudu
Alıntı
Alevilere göre Tanrısal sudur şöyle gerçekleşmiştir: Tanrı ilk aşamada kendi bilincinde değildi. Kendisini seven ve bilme ihtiyacı içinde olan Tanrı, üst düzeyde bir bilince ulaşmak için, kendisiyle yabancılaştı. Özünden hiçbir şey kaybetmeksizin, tüm evren, bir ışık ve sevgi yumağı olan Tanrı' dan fışkırdı. ikinci aşamada, Tanrı'nın kişiliğinin üç farklı yönü ortaya çıktı. Hermes rahipleri bu üçlemeye Osiris, İsis ve Horus derken , Hıristiyanlar, Baba-Oğul ve Kutsal Ruh olarak kabulettiler. Aleviler ise daha önce gördüğümüz gibi, üçlemeyi Allah-Muhammed-Ali diye adlandırdılar. Üçüncü aşamada, "Aklı Evvel" ortaya çıktı. Aklı Evvel, tüm evreni ve bu arada dünyayı kaostan kurtarıp düzenli bir forma sokan kutsal güçlerin bütünüydü ve niteliğinden dolayı ona, "Evreni inşa eden usta" da denilmekteydi.
Sayfa 281·Kitabı okudu
Alıntı
Bektaşiliğe üye olmak, bireysel talebe bağlıdır. Dileyen herkes, uygun görülmesi halinde tarikata girebilir. Ancak Aleviliğe dışardan katılım genellikle kabul görmemektedir. Alevi toplumlarının büyük bir bölümü, Alevi olunamayacağını, Alevi doğulabileceğini savunmaktadır.
Sayfa 279·Kitabı okudu
Alıntı
Mansur'a göre, gerçek olan "Bir"dir. Çokluk, bu "Bir"in, değişik biçim ve nitelikteki yansımalarıdır. Evren ve insan, "Bir"in dışında değil içindedir ve onunla özdeştir. Bu nedenle, insanın "Enel Hak" demesi doğrudur. insan Tanrı'dır, Tanrı'dan bir cüzdür. Ancak Tanrı, sadece insan değildir, tüm evrenin bütünüdür. Mansur'a göre evren yaratılmamış, bir ışık ve sevgi yumağı olan Tanrı'dan fışkırmıştır. Onun kullandığı "Işk" kelimesi, hem Tanrısal nuru, hem de Tanrısal sevgiyi, birlikte içinde barındırmaktadır.
Sayfa 260·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam