Fatih

Fatih
Frangar, non flectar
32. ayet: "Kendinizi temize çıkarmayın. Kimin korunduğunu Allah daha iyi bilir." diyor. Bundan da anlaşılıyor ki, hiç kimse ne kendisi ne de başkaları hakkında "kurtuluşa ermiş, Allah'ın sevgili kulu" hükmünü veremez. Böyle bir hüküm Allah'ın tekelindedir. Aynen bunun gibi hiç kimse hakkında "batmış, cehennemlik" hükmü de verilemez. Bunlar insan hakkında en son duruma göre söylenecek sözlerdir ve son sözü söyleme yetkisi yalnız Allah'ındır.
Alıntı
Reklam
Jön Türklerin fikirlerinin kaynağını İnsan Hakları Beyannamesi'nin esasları teşkil ediyordu. Zaten Hürriyetin, savunuculuğunu yapagelen Mason örgütleri 18'inci yüzyıldan itibaren İnsan Hakları Beyannamesi 'nin temel hükümlerinin savuculuğunu da üstleniyordu. Özgürlük kavramının uluslararası egemenliğini tesis etmek amacıyla çaba sarfedegelen Masonlar, daha önce zorunlu olarak dinsel taassupla karsı karşıya kalmış, Papalık makamı tarafından mahkum edilmişti. (1738-1751). Bu nedenle de Masonluk, kiliselerin hükmiyet ve nüfuzunu kırmaya yöneldiği için giderek bir ihtilal örgütü niteliği almaya başlamış bulunuyordu. Nitekim bu aşamada Masonluk en Liberal yönetime sahip bulunan İngiltere'de rahat faaliyette bulunabiliyor, başta Londra olmak üzere buradaki ticaret kolonilerini oluşturan varlıklı tüccarların ekonomik desteğini kazanıyordu. Tüccarlar Oligarşisinin ekonomik desteği ise Mason örgütlerinin 1789 İhtilalinde etkin ve belirleyici bir rol oynamasına yol açıyordu.
Sayfa 216·Kitabı okudu
Alıntı

Fatih

, bir kitap okudu
Puan vermedi·400 syf.·
95 günde okudu
·
2025 91. kitabı
Murat Çulcu
6.5/10 · 27 okunma
Beşer daima bir arayış içindedir Kimi bulur aradığını Kimi yolunda kaybolur Kimi de o yola hiç giremez Maksat seyyah-ı avare olmak Varsın kaybolmak uğruna çıkalım o yola Dâr-ı dünya işte işimiz yol yürümek
Alemdar Mustafa Paşa'nın en önemli hatası, 3'üncü Selim, 4'üncü Mustafa, Kabakçı Mustafa ve 2'nci Mahmut meselesinin özünde, Tüccarlar Oligarşisinin ekonomik, dolayısıyla siyasal gücünün sarsılmasından kaynaklanan büyük bir endişenin yattığını görmemesiydi.
Sayfa 184·Kitabı okudu
Alıntı