Fatih Sağdıç

Fatih Sağdıç
Düşünmek yürümekse, durmak algılamaktır.
Akdeniz Üniversitesi Sağlık Hizmetleri MYO
Önlisans Mezunu
Antalya
Ağlasun, 19 Mart
50 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Bir alim şöyle demiştir: Uğrunda akıllı kimselerin gayret gösterdikleri şeyler üzerinde düşündüm; izledikleri yöntemler farklı olsa da tüm gayretlerinin tek bir hedefe yönelik olduğunu gördüm. Hepsinin de benliklerinden gam ve tasayı gidermeye çalıştıklarını farketim. Kimi yeme-içme yoluyla: kimi ticaret ve kazanç yoluyla; kimi evlilik yoluyla; kimi şarkı ve eğlendirici sesler dinlemek yoluyla; kimi de oyun ve eğlenceyle... Ve dedim ki: Akıllı insanların arzuladıkları hedef aynı ama bu yollar bu hedefe ulaştırmaz! Hatta bu yöntemlerin birçoğu hedefin tam zıddına götürebilir. Bütün bu yöntemler içinde Allah'a yönelmeden, sadece O'nunla hem-hal olmadan, her şeye karşı O'nun rızasını tercih etmeden hiç bir yöntemin hedefe vardıramayacağı düşüncesindeyim. Bu yolun yolcusu olan kimse, elinden bu dünyadaki nasibi kaçacak olsa bile kesinlikle elden yitirilmeyecek olan yüce nasibe kavuşur. Böyle yüce bir nasibi elde eden kul da her şeyi elde etmiş olur. Bu nasibi elinden kaçırırsa, dünyalık nasibine en huzurlu biçimde nail olsa bile her şeyi elden kaçırmış olur. Kul için bundan daha yararlı bir yöntem yoktur. Lezzetlerine, sevincine ve mutluluğuna bundan daha iyi ulaştracak bir yol yoktur. Muvaffakiyet Allah iledir.
Sayfa 398·Kitabı okudu
Din
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Mutluluğa Ulaşmada En Yararlı Yol
Seçime dayalı olarak bir şeyi yapmak ve yapmamak (terketmek) tutumlarından her birini, hayat sahibi olan kimse, bu tutumlarda varolan ve meydana gelmesinden ötürü haz duyduğu bir menfaatin elde edilmesini sağladığı ve şifa bulmayı sağlayacak şekilde acının ortadan kalkmasını temin ettiği için tercih eder. Bu nedenle "gönlüne şifa oldu, kalbine şifa verdi" denilmektedir. Aklı başında kimsenin de, hatta her şeyden habersiz hayvanların da yeğleyeceği bir tutumdur bu. Fakat bu hususta çoğu kimse çok feci bir yanılgıya düşerek kendilerine daha büyük acıyı tattıracak olan bir şeyden haz almayı hedeflerler. Bunun sonucu olarak da haz alacaklarını zannederken benliklerine acı çektirirler. Kalplerini, en ileri derecede hastalığa götüren yol ve yöntemlerle tedavi etmeye çalışırlar. Dünyaya takılı kalan, akıbeti hesap edemeyen kısır görüşlü kimselerin hali böyledir. Aklın özelliği, meydana gelecek olan akıbeti iyi incelemek ve hesap etmektir. İnsanların en akıllısı, daimî ahiret hazzını ve rahatını geçici dünyaya tercih edendir. İnsanların en seviyesiz olanı ise sonsuzluk nimetlerini, daimî yaşamın güzelliklerini, hiçbir bulanıklık ve noksanlık içermeyen en muazzam lezzeti, acılarla ve türlü korkularla karışık, çabucak elden kaçıveren ve sona ermenin eşiğinde olan fani lezzete karşılık satmış olandır.
Sayfa 397·Kitabı okudu
Din
Şerrin aslı; algılama zaafiyeti, nefisteki zaafiyet ve nefsin seviyesizliğidir. Hayrın aslı ise algılamadaki mükemmellik, nefsin güçlü, şerefli ve cesur olmasındadır. Sevmek ve istemek her şeyin aslı ve başlangıç noktasıdır. Nefret etmek ve isteksizlik de her şeyin aslı ve başlangıcıdır. Kalpte yer alan bu iki güç, kulun bahtiyarlığının da, bedbahtlığının da sebebidir/aslıdır.
Sayfa 396·Kitabı okudu
Din
Cahil insan hiçbir şey hissetmeyen sarhoş, uyuşmuş ya da uyuyan kişi gibidir. Acıyı ancak uyandığında, kendine geldiğinde hisseder.
Sayfa 249·Kitabı okudu
Din
Sabır sadece bir anlıktır. Ama sonrasında ebedî rahatlık hissedersin.
Sayfa 208·Kitabı okudu
Din