Fatih Sağdıç

Fatih Sağdıç
Düşünmek yürümekse, durmak algılamaktır.
Akdeniz Üniversitesi Sağlık Hizmetleri MYO
Önlisans Mezunu
Antalya
Ağlasun, 19 Mart
50 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Allah bizi de sizi de insanları hak ile doğru yola ileten ve onunla adâleti tesis eden kimselerden eylesin. Doğru yoldan sapan ve ayağı kayan kimseler ne kadar çoktur!
Sayfa 344·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sonra Rahmân ve Rahîm olana gelirler. Onlara kerîm vechini gösterir ki ona baksınlar. O'nu gördükleri zaman Ya Allah, Sen Selâm'sın ve selâm Sen'dendir, celâl ve ikrâm Senin hakkındır' derler. Bunun üzerine Allah tebâreke ve teâlâ şöyle buyurur: 'Selâm Ben'im ve selâm bendendir, rahmetim ve muhabbetim size hak olmuştur, Beni görmedikleri hâlde benden korkan ve emirlerime itaat eden kullarıma merhaba!' Onlar da Rabbimiz, Sana hakkıyla kulluk edemedik, Senin kadrini hakkıyla bilemedik, şimdi bize huzurunda Sana secde etmemiz için izin ver' derler. Allah şöyle buyurur: 'Burası ibâdet ve yorgunluk yeri değildir, saltanat ve nimet yeridir. Ben sizden ibadetin yorgunluğunu kaldırdım. Şimdi benden dilediğinizi isteyin. Sizden her bir kimseye istediği verilecektir.' Bunun üzerine O'ndan isterler. Öyle ki onların arasında en az isteyen kişi şöyle der: Ya Rabbi, dünya ehli dünyalıklar hususunda birbirleriyle yarıştılar ve dünyayı birbirlerine darettiler. Sen bana dünyayı yarattığın zamandan onun son bulduğu ana kadar onların içinde bulundukları her bir nimetin aynısını ver.' Bunun üzerine Allah Teâlâ şöyle buyurur: Sen gerçekten çok az bir istekte bulundun. Derecene göre istemen gereken şeyden daha azını istedin. İşte bunlar Benden sana ikramdır. Zira Benim ihsanımda azlık ve cimrilik yoktur.'
Sayfa 335·Kitabı okudu
Bir adam "Ey Allah'ın Resûlü, seni görene ve sana iman edene ne mutlu!" dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Beni görene ve bana iman edene ne mutlu! Bana beni görmediği halde iman edene ne mutlu, ne mutlu, ne mutlu!"
Sayfa 334·Kitabı okudu
Şeyhulislâm sonra sözü şuraya getirmiştir: “Mal peşinde koşan kimse durumu da budur. Zira bu kişiyi kendine köle yapar ve onun kalbini çalar. Şeyler iki kısımdır: Kul bunlardan bazılarına yemeye, içmeye, evlenmeye, barınmaya ve benzeri şeylere ihtiyaç duyduğu gibi ihtiyaç duyar. Bunları Allah'tan talep eder ve bunlar sebebiyle Allah'a rağbet eder. Onun nezdinde mal tıpkı bindiği eşeği ve üzerine oturduğu sergisi gibi ihtiyacı hâlinde kullanacağı bir şey olur. Mal onu köleleştirmez ki cimri olsun. Kul ,bazı şeylere de ihtiyaç duymaz. Kulun kalbini bunlara bağlamaması gerekir. Kul kalbini bunlara bağladığı zaman Allah'tan başkasına köle olmuş, O'ndan başkasına dayanmış olur. Böylece kendisinde Allah'a kulluk ve Allah'a tevekkül adına hiçbir şey kalmaz. Bilakis kendisinde Allah'tan başkasına kulluktan ve O'ndan başkasına tevekkülden bir şube bulunur. Böylesi bir kimse insanlar arasında Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in 'Dinarın kulu kahrolsun! Dirhemin kulu kahrolsun! Hamisanın kulu kahrolsun! Hamilenin kulu kahrolsun!' buyruğunu en fazla hak eden kimsedir. O -onları Allah' tan istese bile- bu şeylerin kölesidir. Zira Allah onları kendisine verdiği zaman bundan hoşnut olur, vermediği zaman da hoşnutsuzluk gösterir. Hâlbuki Allah'n kulu, Allah'ın râzı olduğu şey kendisini râzı eden, O'nun hoşlanmadıği şeylerden de hoşnutsuzluk duyan, Allah'ın ve Resûlü'nün sevdiklerini seven, Allah'ın ve Resûlü'nün sevmediklerini sevmeyen, Allah'ın dostlarını dost edinen, Allah'ın düşmanlarına düşmanık besleyen kimsedir. Işte bu kimsenin imanı kemâle ermiştir." Şeyhulislâm'ın özetlenmiş hâlde aktarılan sözleri burada sona erdi.
Sayfa 333·Kitabı okudu
Kendisinde küfrün şubelerinden biri bulunan her bir kimse mutlak küfür ile kâfir olmaz. Tıpkı kendisinde imanın şubelerinden biri bulunan her bir kimsenin mutlak iman ile mümin olmayacağı gibi..