İbnu'l Kayyım da şunları söylemiştir: “Müfessirlerin çoğunluğu şöyle demiştir: Allah'ın yeryüzünü resuller göndererek, şeriatı beyân ederek ve kendisine itaate çağırarak yeryüzünü ıslah etmesinden sonra orada masiyetler işleyerek ve Allah'a itaatsizliğe çağırarak fesat çıkarmayın. Zira Allah'tan başkasına ibâdet etmek, O'ndan başkasına (ibâdete) çağırmak ve O'na şirk koşmak yeryüzündeki fesatların en büyüğüdür. Hatta hakikatte yeryüzündeki fesadın tek sebebi şirktir, Allah'tan başkasına çağırmaktır, O'ndan başka bir mabud ortaya atmaktır, Rasulullah'tan başka itaat edilen ve uyulan bir şahıs bulmaktır. İşte bu yeryüzündeki en büyük fesattır. Yeryüzünün ve üzerinde yaşayanların salâhı ancak yalnızca Allah'a ibâdet edilmesiyle, yalnızca O'na itaat edilmesiyle, başkasına değil yalnızca O'na duâ edilmesiyle, başkasına değil ancak Rasulullah'a uyulmasıyla ve itaat edilmesiyle mümkündür. Başkasına ancak Rasulullah'a itaati emrettiği zaman itaat edilir. O'na karşı gelmeyi ve şeriatine muhalefet etmeyi emrettiği zaman başkasının sözü dinlenmez ve ona itaat edilmez. Dünyanın hâlleri üzerinde düşünen kimse yeryüzündeki salâhın tamamının sebebinin Allah'ı birlemek, O'na ibâdet etmek, O'na ve Resûlü'ne boyun eğmek olduğunu; dünyadaki fitnenin, belânın, şerrin, kıtlığın, düşman tasallutun
ve diğer kötülüklerin tamamının sebebinin ise Rasulullah'a karşı gelmek, Allah'tan ve Resûlü'nden başkasına çağırmak olduğunu görür."
İbnul Kayym'n sözleri burada sona erdi. Bu zikrettiklerimizle âyetin bâb başlığı ile uyumu anlaşılmaktadır.
"Onlar hâlâ Câhiliyye 'nin hükmünü mü aryorlar.."
İbn Kesîr söyle demiştir: “Allah Teâlâ bütün hayırları barındran bütün kötiülüklerden sakındıran hükmünden yüz çevirip onun dişındaki -tıpkı Câhiliyye ehlinin birtakım câhilâne ve sapık hükümlerle hükmettiği