Kişinin Allah'a olan sevgisini, sevdiğinin en fazla buğz ettiği şey olan küfrü ateşe atılmayı kerih gördüğü kadar hatta ondan daha fazla kerih görmesi tasdik eder. Böylesi bir sevginin en büyük sevgilerden olduğuna hiç şüphe yoktur. Zira insan kendisine olan sevgisinin önüne hiçbir şeyi geçirmez. Allah'a iman sevgisini, küfür ile ateşe atılmak arasında muhayyer bırakıldığı takdirde küfre girmektense ateşe atılmayı tercih edecek derecede kendisinin önüne geçirdiği zaman O kendisine nefsinden daha sevimli olmuş demektir. Bu sevgi aşıkların sevgililerinin sevgilerinde bulduklarının çok ötesinde bir sevgidir. Hatta bu sevginin taalluk ettiği Zat'ın benzeri olmadığı gibi bu sevginin de benzeri yoktur. Bu sevgi, canın, malın ve evlatların aleyhinde olsa bile sevilen varlığın öncelenmesini gerektiren bir sevgidir. Yine bu sevgi hem zâhirî hem de bâtınî olarak kâmil derecede alçalmayı, boyun eğmeyi, tazimi, saygıyı, taati ve inkıyadı gerektiren bir sevgidir. Hangi yaratılmış olursa olsun, bir yaratılmışa beslenen herhangi bir sevgi bu sevgiye benzemez.