İnsan var olduğu bu uzun yolda, varlığını devam ettirebilmesi için seçimler yapmak zorunda. Yapılan seçimler iyi ya da kötü, iyisiyle kötüsüyle bizler tarafından evrene iletilen ve evrenin evrimini oluşturmasında ki uzun vadeli yola eşlik eden oluşumlardır. Bu oluşumlar her ne kadar evrenin gelişiminde ki yola katkı yapsa da asıl olay evreni ne kadar iyi şekilde geliştirebildiğimizde yatar. Her ne kadar mükemmel bir oluşum süreci sonrasında bugünü yaşamamıza ortaklaşa sebep olduysa bir takım etkenler, yarının güçlü bir şekilde oluşmasında insanın etkisi faza olacaktır. Yaşadığımız dünyada ki gelişime değinilecek olursak; İnişlerin ve çıkışların var olduğu hayatımız da her ne kadar inişleri görürsek görelim seçeneklerimiz sayesinde uzun vadeli çıkışları görmememiz imkânsız değil. Her ne kadar belirli bir dünya sistemine tabi olsak da unutulmaması gereken bir kural vardır ki, şartların oluşumunda ki ana karakterler bizlerizdir. Bizler kim miyiz? Var olduğumuz süre boyunca yaşanmışlıklarımızın oluşumunda ki olay örgüsünün ana karakterleri ve hayatına dâhil edip çıkardığı her bir insanın belirleyicileri… Doğduğu andan itibaren soyutta olsa her insanın eline bir defter veriliyor ve her insanın kalemi yaşadıklarıdır.. Ve yine o defterin doldurulması esnasında ki olayların belirleyicisi, anı yaşarken yaptığı eylemlere, beynin onay vermesidir. Kelimelere döküldüğü zaman birkaç paragrafa sığdırabileceğimiz yaşamın ve içinde barındırdığı organizmaların kapsadığı alanın vücudumuz da ki alanı matematiksel olarak açıklanabilse de yaşadığı an içerisinde ki var ettiği oluşlara hiçbir aritmetiğin gücü yetmez. Bize sunulan yaşam azımsanamayacak kadar değerli ve bir o kadar da etkileyicidir..
M.F.Y