İnsan var olduğu sürece insandır ve varlık ile yokluk arasındaki yokuşta her daim sürüklenir. Hayaller insanları yansıtır ve kitaplar hayallere en uygun varoluş hikayelerinin temsilidir.hayatlar tiyatro sahnesine benzer ve her tiyatro oyununun rejisörü ruhun beden bulmuş halidir.bizi biz yapan et ve kemikten oluşumuz değil ruha sahip oluşumuzdur ve insanın karakteri ruhudur.Ruhun karakteride zaman içerisinde asimile olduğu ortam sonucu ortaya çıkar ve bu asimilelik süreci akciğerimizden soluduğumuz oksijenin bitişine kadar devam edecektir.
Ve yüzümü yastıklara gömüp derin uykulara dalıyorum. Kaçış uykularına. Uyuduğum sürece yaşam duracak ve yürüyen ne varsa benim uyanmamı bekleyecekmiş gibi geliyor bana.