Çok sevdiğiniz bir yakınınızın öldüğünü hayal edin. Düşündüğünüz ilk şeyin onunla yaşadığınız son an olacağına eminim. O an yaşadıklarınız bir anda o kadar değerlenirdi ki başka zaman önemsemeyeceğiniz bir kelimenin aslında ne kadar güçlü olduğunu fark edersiniz.
İnsanların zihinlerini okuyamadığımız bu dünyada, güvenebileceğimiz tek şey söyledikleriydi. Ağzımızdan çıkan her kelimenin gücü, insanlarla olan bağımıza göre değişirdi. Kimsenin söylediklerini umursamazken kimisinin tek bir sözü bizi yerle bir edebilirdi. Kelimeler, en sevdiğimiz insanların ağzından çıktığında çok güçlü olurdu. Bazı hatalar için yapılan somut olaylara değil, ağzımızdan çıkan kekimelere bakmak yeterliydi.