“İnsanoğlunun mahareti ve yeryüzünün tabiî kaynakları doğru orantılı ve eşit olarak dağılmadığından, bir halk, sahip olduğu bazı özel yetenekleri geliştirerek veya gerekli ham maddelere yakınlığından ötürü, muayyen bazı eşyayı komşularından daha ucuza mal edebilir. Kendi tükettiğinden fazlasını yapmağa muktedir olduğundan, artığını, diğerlerinin elindeki artık mal karşılığında mübadele eder; ticaretin orijini budur.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Hepsinin üstünde, kendisine bir sopa yaptı. Bu mütevazi bir icattı, fakat sopanın kullanıldığı yerler öylesine çeşitliydi ki, insanoğlu, meleklerin çubuğundan ve sopasından Musa veya Aaron’un asasına, Romalı konsülün bastonuna, Kâhinlerin litius’una ve hakim ve kralın çekicine kadar sopayı daima kudret ve otoritenin bir sembolü olarak gördü.”
“Montaigne’ye göre, dindarlık kisvesine bürünerek bir insana eziyet çektirmek, ölen bir insanı pişirip yemekten daha barbarca bir şeydi. Diğerlerinin hayal ve vehimlerine hürmet etmesini öğrenmeliyiz.”
“‘Bir düşmanımı öldürdüğüm vakit’ dedi Brezilyalı bir filozof-kabile reisi, ‘Kaldırıp atmaktansa onu yemek daha iyidir… En kötü şey, diğerlerinin karnına girmek değil, ölmektir; eğer beni öldürürlerse, düşmanımın beni yeyip yememesi fark etmez. Fakat ben, onun etinden daha lezzetli bir şey düşünemem… Siz beyazlar çok hassassınız.’”
“Yiyeceğin pişirilmesi, aynı zamanda sert etleri yumuşatmakla çiğneme ihtiyacını da azalttı ve böylece medeniyetin işaretlerinden biri olan diş çürümesi de başladı.”