Vücudunda fazla hiçbir şey yoktu; hayatında manevi taraflarla pratik taraf arasında bir denge kurmaya çalışırdı.İki tarafı birbirine paralel yürür, bazen birbirine karışır, fakat hiçbir zaman bir kördüğüm haline gelmezdi.
Anladın mı neymiş başkaları? Onlar ayakkabılarını kendileri giyerler; bazen efendiye benzerler ama sadece gösteriştir. Uşak nedir bilmezler; dışarıya gönderecek kimseleri yoksa kendileri giderler. Sobaya odun atmaktan, hatta bazen toz almaktan çekinmezler...