Bir solukta okuduğum bir kitap oldu. Ben mi kitabı, kitap mı beni bırakamadı? Anlayamadım. Bir yanda Halide ve içinde boğulduğu Canfeda Konağı, diğer tarafta aşkı için her şeyi yapabilecek olan Derviş Ali. Kitap kurgusuyla beni içine çekmeyi başarabildi. Bazı noktalarda beklentimi karşılayamadı ama yine de sonu çarpıcıydı. Halide'yle ilgili daha farklı bir durum olabilir miydi acaba? Diye de düşündüm.
Bir aile bağı, geçmişte yaşananların kefaretini mi yaşıyordu? Bilinmez. Sonuyla ilgili belki biraz ipucu olabileceği niyetiyle bu alıntımı okumamanızı tavsiye edeceğim.
"Boynundaki izi görünce irkiliyorum. Tesadüf mü bu? İkimizin de boynunda aynı iz var. Hayattan geriye kalan son izler."
Aile, her şeyi affedebilir mi?
"Kalbinin en derininde saklı olanı çekip çıkarmak, onu anlatacak en yalın kelimeleri bulmak bazen mümkün olmaz. Yaptığınız tercihin geri dönülmez bir hata olduğunu anladığınızda yaşadığınız karanlığın bir dili, bir sesi yoktur."
"Sesini yükseltmesine gerek yoktu, seçtiği kelimeler anında muhatabının kanına karışıp zehirleyecek cinstendi. Ağzından çıkan kelimeleri evvela kısa bir sessizlik içinde düşünürdü. Hangisi daha çok acıtacak, en yaralayıcı hangisi, en can yakıcı olanı nedir seçerdi. Kelimeler onun elinde bir jilete dönüyordu. Karşısındaki insanın vücudunda sabırla, ince ince kesikler açıyordu, akan kandan bitap düşmesini, acıya karşı koyacak dermanı yitirmesini seyretmekten zevk duyuyordu."