Ne yazık ki buradaki çevresinde sanat ve edebiyat üstüne konuşabileceği hiç kim se yoktu. Bırakalım Rimbaud'yu, Gauguin'den, D.H. Lawren ce'tan, Oscar Wilde'dan, Edgar Poe'dan bile habersizdiler. Erkekler ruhsuz, kadınlar manasızdı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yine de böyle yalnızlık anlarında özlüyordu onu. Evet, yalnızken ve uzaktayken. Yani kendisi yalnız, o uzaktayken. O zaman gene bir zamanki "erişilmez mabude" katına yükseliyordu karısı.
"Eski şeylerin hepsine veda etmek istiyorum. Ben de Perulu dev gibi güney denizlerinin ormanları içine kendimi gömmek, istediğim gibi yaşamak istediğim gibi sevişmek, istediğim gibi şarkı söyleyip yok olmak istiyorum."
Kimsenin yalan söyleyeceğine inanmazdı ... Neden söylesinlerdi ki? O yüzden gereksiz yere oyalanır, yalan zamanla apaçıklaştığında yüreğine hardal sürülmüş gibi bir duyguya kapılırdı. Harı yine de çabuk geçen bu acıyı atlatınca bu kere olan-bitenden kendini sorumlu tutar, içi gerçekten yanardı.