Bilge kişi su gibidir, su ki, beslerken dört bir yönü, yarışmaz, tartışmaz şunu bunu. Kibirsiz akar, seçmeden sağı solu, bu yüzdendir ki,
Yol’a uyumludur yolu.
Ve o gün bir şey fark ederiz: “ben tek başıma da çokluğum. Ben tek başıma da kalabalık ve kendime dostum.“ İşte bu farkedişten sonra asıl sevmelerimizi, asıl aşklarımızı yaşamaya başlarız. Kendimizi sevdikten sonra bir başkasına ihtiyacımız olduğu için değil, onu gerçekten sevdiğimiz için hayatımıza dahil ederiz.
Kendimiz değil miyiz daha kendimize bağlanamadan bir başkasına bağlanan? Kendimiz değil miyiz daha kendimize bir ada ve liman olamamışken bir başkasına ada ve liman olmaya çalışan?