İnsanoğlu gerçekten de çocukluğunda istediği şeyi bir gün başarabilir, ama o gün hiçbir zaman gelmiyor. Düşlenilen şeyin imkansız olduğundan ya da olasılıkların yanlış hesaplandığından değil; o şeyin istendiği gün ile gerçekleşeceği gün arasında çok farklı günler olacağından. Hem hayatı hem de isteyen varlığı değiştiren günler...
Her insan hayatını farklı yaşar, ölüm ise hem farklı hem de birbirine benzer: herkes son nefesini vererek can veriyor, ama herkes farklı şekilde son nefesini veriyor.
Uzun zaman sonra kardeşim, her insanın "en özel karakteristiklerine rağmen, döneminin çocuğu" olarak kaldığını yazmıştı. Aynı şekilde her aşk da doğduğu zamanın bir parçasıydı, çünkü o zamanın parçası olan iki varlık arasına doğmuştu.