Güçlü, şiddetli hoşlanmama duygusu, tamamen benim kişiliğime yönelikti. Ama başta salt hoşlanmama biçiminde olan bu duygu, her seferinde etkin bir öfke ya da nefrete dönüşüyordu. Bunun nedenini hiçbir zaman anlayamadım. İnsanlar gelip bana,
‘...yaptıklarından sonra ya da
’..söylediklerinden sonra... seni artık ben bile savunmam...' diyorlardı. Yaptığımın ya da söylediğimin ne olduğunu hiç bilmiyordum. Ve ben sürekli özür dilemek zorunda kalıyordum, ama ne için ve neden olduğunu hiç bilmiyordum. Bir keresinde, en iyi arkadaşıma selam verdiğimde, başını çevirmişti. Nedenini sorduğumda, 'Yaptıklarından sonra ha? demişti. Bir daha da benimle konuşmadı ve ben neler olup bittiğini hiçbir zaman anlayamadım.