Hayat... Biz insanların genelde gençliğinde ziyan ettiği ve yaşlandığı zamanda arayıp bulamadığı sıhhat... Veya değerini bilemediği eyvahların yankısıdır belki de...
Hayat ve ölüm gibi iki kapılı bir handır bu dünya... Ve insan iki kapının eşiğini aşındırır ömrü boyunca... Ölüme yaklaşır farkında değildir, hayata gözlerini açar hatırlamaz... Bu iki kapı arasında gelgitler yaşayan insan, gün olur ölümü özler, gün olur hayata sımsıkı sarılır... Bu iki durum karşısında dengeyi sağlamaktır mühim olan... Ne ölüm istenmeli ne de ölmeyecekmiş gibi tamaha düşülmeli... Bu yüzden hayat, dünya ve ahireti dengelemektir bir bakıma...
Konuşulanları dinledikçe zihninde yeni bir aşk kavramı oluştu. Mantığın aşkla hiçbir ilgisi yoktu. Âşık olduğu kadının doğru ya da yanlış mantık yürütmesi önemli değildi. Aşk mantıktan önce geliyordu.
İçimde söylemek istediğim çok şey var sanırım. O kadar fazla ki. Kafamdakileri gerçek anlamda aktarmanın yollarını bulamıyorum. Bazen sanki tüm dünya, tüm yaşam, her şey gelip kafama doluşuyor ve sözcüleri olmam için bağırıp feryat ediyor.