Geçti sanıyorum ama ara ara yoklayacak herhalde hep böyle. Belki de hiç geçmeyecek. Kolay bir şey değil ki bu. Hemen geçecek bir şey hiç değil. Ama bir gün illaki geçecek.
" Tünelin içinde ışık var mı diyorsunuz?"
Özlem kimseye anlatamayacağım bir genişlik ve biçimdeydi, onu neredeyse bir hırka gibi giymiştim üstüme, hücrelerime de hissettiğim tek başına alıp duygusu her ne ile uğraşırsam uğraşayım bir yerden kafasını uzatıp kendisini habire anlatıyordu bana.
Hayatın yan yana dizdiği şeyler bazen rastlantısal, bunu kabul edebilirim ama bazen de öyle bir ince planlama, öyle hassas bir ayarlama yapıyor ki kozmos, sanki birisi posta kutuna, "Bir dost" imzalı bir mektup bırakıyor. Öyle sihirli bir uyandırma servisi. İnsan bir gün aniden bir şeyin farkına varıyor...