Kitap ergenlik dönemini başarılı bir şekilde atlatamayan, yaşadığı ortama ayak uyduramayıp kendi iç dünyasında çatışmalar yaşayan Holden'in dördüncü kez okuldan atıldıktan sonraki birkaç gününü anlatıyor.
Kitabın dili çok sempatik ve eğlenceli. Holden'in deyimiyle "Bittim!" :) Yer yer argo ve küfür olsa da çok fazla rahatsız etmiyor. Tek rahatsız olduğum şey "yani" kelimesini sık sık kullanması oldu.
Kitabı bir ergenin saçmalıkları gibi algılayabilirsiniz ya da topluma yabancılaşmış, insanların samimiyetsizliklerinden tiksinen, gözlemleri sonucu çok güzel tespitlerde bulunan zeki bir çocuk olarak da görebilirsiniz. Bu tamamen sizin bakış açınıza göre değişir. Benim için ikinci seçenek geçerli. :)
Keyifle okuyun, mutlu kalın. (:
‘Olgunlaşmamış insanın özelliği, bir dava uğruna soylu bir biçimde ölmek istemesidir, olgun insanın özelliği ise bir dava uğruna gösterişsiz bir biçimde yaşamak istemesidir.’”
Patlıyoruz, hergün, her dakika, her yerde patlıyoruz... Hiçbiriniz, hiçbirimiz güvende değiliz... Daha da kötüsü alışıyoruz. Kimden ölmüş, hangi taraftan gitmiş gidenler onun hesabını tutuyor birileri... Sanki bir bilgisayar oyununda skor yapılıyor! Ölen kim olursa olsun umurumda değil, umurumda olan tek şey zamansız, pisipisine, zamansız insanların ölmesi! İnsan hayatından değerli tek şey yok bu hayatta!