Unutma ki dünya funny
unutma ki dünya funny
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
unutma ki dunya funny
FILM KARAKTERLERIYLE CIKAR MIYIM CIKMAZ MIYIM PT5.
THE ART OF BEING FUNNY... CIKARDM..

Fineshyt

@btw_fineshyt
·
1-2 ay önce yaptığım T.L.O.T.R karakterleriyle çıkar miyim çıkmaz miyim şeyini tüm film alemine taşımaya karar verdim, başlıyorum🥳cko heyecanli
sert gerçekçi sinir bozucu filmler .. “rahatsız etmek için değil, insanın içini kemirmek için sert olan” filmler başka bir kategori gerçekten. çünkü bazı filmler şok eder geçer; bazıları ise bittikten sonra günlerce kafanın içinde dönmeye devam eder. o damar için birkaç ağır film: — come and see savaş filmi değil, savaş travmasının direkt sinir sistemine yüklenmiş hali. belarus'ta nazi katliamlarını bir çocuğun gözünden anlatıyor. film ilerledikçe ana karakterin yüzünün fiziksel olarak yaşlanması bile insanın içine oturuyor. “insan medeniyeti aslında ne kadar ince bir kabuk?” sorusunu bırakıyor. — threads nükleer savaş sonrası dünyanın nasıl çökeceğini aşırı gerçekçi anlatıyor. korku filmi değil ama izleyince hayat enerjisi emiliyor. en sert tarafı şu: hollywood dramatizasyonu yok, tamamen bürokratik ve sıradan insanların gözünden çöküş. — irreversible gaspar noé filmi. evet aşırı sert ama olayı sadece şok değil. zamanın geri sararak anlatılması yüzünden “geri alınamayan bir anın bütün hayatı yok etmesi” hissini yaşatıyor. insanın içine çivi gibi giren bir nihilizm var. — funny games michael haneke direkt seyirciye sinir oluyor gibi film çekmiş. şiddeti eğlenceye dönüştüren izleyici kültürünü tokatlıyor. “neden bunu izlemek istiyorsun?” diye sana saldırıyor resmen. — prisoners modern çağın ahlak testi gibi. çocuğun kaybolması sonrası “iyi insan” maskesinin ne kadar hızlı düştüğünü gösteriyor. hugh jackman'ın çaresizlik performansı çok ağır. — requiem for a dream uyuşturucu filmi diye geçiyor ama aslında “amerikan rüyası bağımlılığı” filmi. herkes bir şeye bağımlı: televizyona, sevgiye, başarıya, maddeye. finali resmen ruh ezici. — the hunt toplum linci üzerine en korkunç filmlerden biri. tek bir suçlama ile bir insanın sosyal olarak nasıl yok edildiğini
Yıllar yıllar evvel iken; develer tellallıktan eyt ile emekli olamamış, pireler ise "bize berber değil kuaför" deyip diyerek ilk avrupai tarza meyletmiş iken benim başıma rahmetlik babaannemle bir konuşma gelmişti. Hani bu yaşlı teyzelerden çok sıkıntı çeken hanım kızlarımızın hep söylemek isteyipte hiç söyleyemedikleri ya da edeplerinden söylememeleri gereken sözü ben onlar adına söylemiştim. Şöyle ki; Kocası ve evladı vefatından sonra ağlamaktan bir gözünü kaybeden babaanneme: -Yaw babaanne dedem öleli olmuş 30 sene, hiç mi kocanı özlemedin seni de gömelim yanına demiştim. -Sen öl! demişti rahmetlik kızarak bana. Hadi şimdi buradan bir kaç ders çıkaralım da Funny olmanın raconu olsun. Hem komik hem ders, buyrun efendim: İnsanoğlu kaç yaşında olursa olsun ölümün yüzü hep soğuk gelir. Kimseler ölmek istemez. Çünsü kimse kendi akıbetini bilemez. Öyle ya kim cennete kavuşacağını bile bile ölümden korkar? Kim cehenneme gideceğini bile bile ölmek ister? Böyle yağni. İkinci ders ise şu olsun; Çingeneye silah vermişler gitmiş babasını vurmuş. Olum Funny dünyada teyze kıtlığı mı var, sen neden gidip bunu babaannene ve hele hele seni görünce rahmetlik kocasını hatırlatıp -adı adım olması da etken tabi- ağlayan bir kadına bunu diyebiliyorsun. Ağzın torba olsa da büzseler senin, ne güzel olur. Üçüncü olarak şunu da genel manada demek isterim: Bu insanlar artık belli başlı kalıplarla oturmuş insanlardır. Siz bunları değiştiremezsiniz. Çünsü onlar doğrularını bulmuş ve meseleyi kapatmış insanlardır. Hani onlar genelde "Çocuk gibilerdir" biz onları idare etmeliyiz. Ya da çocuk oyalar gibi güzellikle savmalıyız. Benim gibi değil tabi de. Öyle işte efendim, bugün de acayip bir dersin sonuna geldik. Devamını okuyun ve beğenmemeye devam edin. İbret mi? Hiç almayın. Yaşlı neneleri