Troilus ve Cressida, Shakespeare’in diğer eserlerinden belirgin biçimde ayrılan, net bir ana fikir ya da okuyucuya doğrudan verilen ahlaki bir ders barındırmayan bir oyun. Othello, Julius Caesar, Romeo ve Juliet gibi diğer Shakespeare oyunlarında gördüğümüz türden idealleştirilmiş tutkular, keskin doğru–yanlış ayrımları ya da kaçınılmaz sonuçlara bağlanan trajediler bu eserde yok. Bunun yerine, hayatın çoğu zaman olduğu gibi gri, düzensiz ve sonuçsuz bir haliyle karşı karşıya kalıyoruz.
Kitabı okumadan önce bilinmesi faydalı olan arka plan:
-Truva Savaşı, Yunanlar (Akhailer) ile Truvalılar (Troia/Troya) arasında geçer.
-Savaşın sebebi, Troya kralının oğlu Paris’in, Sparta kralı Menelaos’un eşi Helen’i kaçırmasıdır.
-Savaş yaklaşık 10 yıl sürer ve Troilus ve Cressida bu savaşın ortasında (7. yılında) başlar ve yine ortasında biter; yani bir başlangıç ya da sonuç anlatısı sunmaz.
~~~Spoiler~~~~
Troilus’un samimi, sıcak ve içten sevgisi Cressida’nın ihanetiyle karşılıksız kalır; Hector’un yiğitliği, onuru ve merhameti ise desteklemediği bir savaşta, Achilles’un kurduğu hain bir pusuda anlamsızca son bulur. İyi olmak, dürüst olmak ya da doğru davranmak tıpkı gerçek hayattaki gibi bu kitapta da bir karşılık garantisi sunmaz. Hikaye sonunda büyük bir hesaplaşmaya ya da tatmin edici bir kapanışa ulaşmaz; tıpkı hayatta olduğu gibi birçok şey yarım, havada ve cevapsız kalır. Bu yönüyle eser, Shakespeare’in en hayata benzeyen metinlerinden biridir.
Shakespeare’in diğer eserlerine kıyasla daha az bilinen ve daha az okunan bir oyun olsa da, bence kesinlikle okunmayı hak eden bir kitap.
Troilus ve CressidaWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2014721 okunma
…Her varlık, varlık düzenindeki özel konumuna uygun olarak gerçekleştirme imkanına sahip olduğu en yüksek kemale erişmek için meydana getirilmiştir. İnsana has kemale en üstün mutluluk denir…