Yüz kez canıma kıymak istedim ama hâlâ hayatı seviyorum. Bu gülünç çaresizlik, eğilimlerimiz arasında en tehlikeli olanı belki de; çünkü bir yükü, yere atmak isterken sürekli olarak taşıma ısrarı içinde olmaktan daha ahmakça bir şey olabilir mi? Varlığından iğrenmek ama yine de onu sürdürmeye çalışmaktan başka... Ya da başka bir deyişle bizi yok eden bir yılanı, kalbimizi yiyene kadar okşamak niye?
"Her şey kaçınılmaz bir şekilde gerekliydi," diye yanıtladı tek gözlü doktor "ve kişisel talihsizliklerdir genel iyiliği oluşturan, buna bağlı olarak kişiye özgü ne kadar çok talihsizlik varsa, o kadar iyilik olacağını söyleyebiliriz."
Yoksunluk çektiğim zamanlarda en küçük tıkırtıdan korkuyorum, insanlara nefret duyuyorum. Onlardan korkuyorum. Aşırı mutluluk anlarında da herkesi seviyorum, fakat yalnızlığı tercih ediyorum.
Akıllı insanlar mutluluğun sağlığa benzediğini çok önceden fark etmiştir: Mutluyken fark etmezsiniz; ama yıllar geçtikçe, geçmişte kalan mutluluğunuza ilişkin anılar, ah, anılar!..